AHUL GOH DİRENİŞİ


Doğu Kafkasya savaşı bitirmeye kararlı olan Çar Nikola, Şeyh Şamil'e karşı General Grabe yi görevlendirir. 1839 yılında General Grabe 4 piyade taburu, süvari kıtaları ve ağır topçu bölüklerinden oluşan 10 bin kişilik bir ordu ile yola çıkar. Bu Rus ordusu bir yandan güzergahı üzerindeki istihkamlardan askeri destek alırken bir yandan da Şeyh Şamil'e yönelik lojistik desteği kesmek amaçlı köyleri tarlaları ve ormanları ateşe vererek ilerler.
Şeyh Şamil ise Ruslara yönelik girişeceği savaşı bir harekat merkezinden idare etmek istemektedir. Buna yönelik olarak da, harekat üssü ve karargah olarak kullanmak için bir sarp, yalçın kayalıklara sahip bir kartal yuvasını andıran, Ahulgoh kalesini seçer ve kaleyi güçlendirir. Hemen yakınındaki Surhay tepesine bir kule inşa ettirip buraya da keskin nişancı mevzileri kurar. Bu hazırlıklara karşın ise Rusları burada beklemektense uzaklarda bir mevkide karşılamayı amaçlamaktadır.

Bunun için Surhay Ali Bey komutasında 3000 kişilik bir süvari bölüğünü General Grabe üzerine gönderir. Surhay Ali Bey. Miskit yakınlarında dar bir alanda ilerleyen Rus Ordusuna saldırır. Neye uğradığını anlayamayan General Grabe geri çekilirken bu esnada Erguvani köyü yakınlarında Çeçen ve Lezgilerden oluşan 5000 kişilik kuvveti ile onları bekleyen Şeyh Şamil ile karşılaşır.
30 Mayıs 1839'da gerçekleşen şiddetli muharebede ağır topçu ateşi ve piyade Ateşi'ne fazla tutunamayan Surhay Ali Bey süvarileriyle birlikte yakınlardaki ormana çekilir. Ruslar, ormanı ateşe vererek havan topu atışına başlarlar. Ağır kayıp veren Surhay Ali Bey teslim olmamaya kararlıdır. Sağ kalabilen birkaç yüz süvarisi ile birlikte hücum ederek Rus ablukasını yarıp çıkar. Şamil kuvvetlerine katılmanın mümkün olmadığını anlayınca da Surhay tepesine doğru yönelir.

Bu esnada Şamil kuvvetleri ile Ruslar arasındaki çarpışma tüm şiddetiyle devam etmektedir. birkaç gün gece gündüz devam eden savaş sonunda ağır kayıp veren ve Rusları bu şekilde durduramayacağını anlayan Şeyh Şamil çarpışarak geri çekilmeye başlar. Bu şekilde kayıp vermeye göze alamayan Grabe, Şamil kuvvetlerinin üzerine uzaktan topçu ateşine başlar. Neticede Şeyh Şamil’in, elinde kalan 1000 kişilik kuvveti ile Ahul Goh kalesine sığınmaktan başka çaresi kalmaz. Bu esnada toplam kale mevcudu birkaç yüz Polonyalı vatansever, kadın çoluk çocuk 4000 kişi civarındadır. Kalede daha önceden Ruslardan ele geçirilmiş 2 adet top bulunmaktadır.

12 Haziran günü General Grabe 13 bin kişilik kuvvetiyle Ahul Goh kalesi önlerine konuşlanır ve kuşatma başlar. Rus topçusu bir yandan kale duvarlarını döverken Rus piyadesinin aralıklı taarruzları da başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.

Kaledeki en büyük sıkıntı sarp kayalıkların tepesinde bulunması sebebiyle su bulunmamasıdır. Bunun için de kaledeki gençler ara ara gece karanlığından yararlanıp aşağı Aşilta ırmağına inerek karşın kaleye su taşırlar. Kimisi de Rus nişancısının kurşunlarına hedef olup şehit düşer.

Sonraki günlerde General Grabe, ordusunun sol kanadını tehdit eden Surhay Kulesini yıkmadıkça Ahul Goh’u ele geçiremeyeceğini anlar. Rus kuşatmasını yarıp önceden buraya çekilen Surhay Ali Bey, 200 savaşçısı ile kule mazgallarından Rus piyadesine ateş kusmaktadır. Grabe, kuleye yönelik yoğun bir topçu ateşinin ardından genel bir taarruz emri verir. Süngü hücumuna kalkan Rus taburları yoğun ateş altında kulenin sarp kayalıklarından tırmanmaya başladığında Surhay Ali Bey de onlara yoğun tüfek ateşi ve yanan ağaç kütüklerini üstlerine yuvarlayarak karşılık verir. Nihayetinde Ruslar ağır kayıp verseler de kuleye doğru tırmanırlar ve kılıçlar devreye girer. Saatler düren direniş sonucunda Surhay Ali Bey kırk yerinden aldığı kılıç ve süngü darbeleri ile savaşçılarıyla birlikte şehit düşer. 4 Temmuz’da Surhay kulesinin düşmesi Ahul Goh direnişini çökertir. Ardından Surhay ile Ahulgoh arasındaki köprünün de Ruslar tarafından yıkılmasıyla kaledekilerin dış dünya ile bağlantısı tamamen kesilir. Günlerce süren kuşatma ve tüm ikmal yollarının kesilmesiyle birlikte kale içerisinde susuzluk ve açlık başlar, cephane de tükenme noktasına gelir.

Durumun farkında olan Şeyh Şamil, 12 Ağustos günü kadın ve çocukların kaleden çıkarılması, şehitlerin defnedilmesi ve yaralıların tedavi edilmesi için General Grabe’ye ateşkes teklif eder. Grabe, Şamil’in oğullarından birinin rehin olarak teslim edilmesi şartıyla ateşkes teklifini kabul eder. Şeyh Şamil, oğullarından 8 yaşındaki Cemaleddin’i rehin olarak Ruslara gönderir.

Bunun üzerine General Grabe, Ahul Goh’un teslimini görüşmek üzere 18 Ağustos’ta subaylarından General Pullo’yu Şamil’e gönderir. Şamil, kendisinin dağlarda kalmasına izin verilmesi ve oğlu Cemaleddin’in de güvenli bir yerde nezarette kalmasını şartını ileri sürerken, Grabe ise Ahul Goh’un şartsız kayıtsız teslim edilmesi, bütün silahların Rus ordusuna verilmesini şart koşar. 4 gün süren görüşmeler sonuçsuz kalır.

Görüşmelerin son bulmasıyla birlikte 21 Ağustos’ta Ruslar genel taarruz geçerler. Yoğun Rus topçu ateşi altında kalenin duvarları tamamen tahrip olur. Bu ateş altında Şamil’in hanımı Cevheret ile 2 yaşındaki oğlu Mehmed Said şehit düşer. Ruslar geri püskürtülür.

22 Ağustos sabahı Ruslar tekrar genel taarruza başlar. Yıkılan kale duvarlarının arasından içeri giren Rus piyadesi ile Şeyh Şamil kuvvetleri arasında boğaz boğaza bir çarpışma yaşanır. Dayanmanın mümkün olmadığını anlayan Şeyh Şamil adamlarına geri çekilmelerini söyler. Ruslar direnişi kırmak için ev ev, sokak sokak 10 gün boyunca kadınlarla çocuklarla dahi çarpışmak zorunda kalır. Şamil kendisi gibi yaralı olan oğlu Gazi Muhammed’i sırtına alarak, dik kayalıklara tırmanıp kuşatmadan yedi savaşçısıyla birlikte kurtulmayı başarır. Kız kardeşi Fatıma Mesedo da Rusların eline geçmektense kaledeki diğer kadınların yaptığı gibi bir uçurumdan atlayarak şehit olur.

80 gün süren kuşatma sonrasında 4 Eylül 1839’da Ahul Goh düşer. Rus ordusunun kaybı binlerle ifade edilmektedir. Ahul Goh savunması Kafkasya direnişinde bir dönüm noktası olur.

Şeyh Şamil, sonrasında Rus General Grabe’ye şu mesajı gönderir.

“General, git Çar’ına de ki: Kafkasya’nın bağrında daha binlerce Ahul Goh eceline susayanları bekler.Ahul Goh’ta aldığınız kanlı ders eğer kafi gelmediyse, ordularınızı ortaya dökerek tekrar geliniz. Askerlik onuruna yakışmayacak şekilde davranınız, ekinlerimizi, ormanlarımızı yakınız, meyve ağaçlarımızı kesiniz, ancak şunu iyi bilin ki, tüm bu yaptıklarınız Kafkasya’nın ezeli özgürlük ve bağımsızlık ateşini körüklemekten başka işe yaramayacaktır. ”


0 Yorum

Yazı Formatı Seçiniz
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF