Canlar Ülkesi’nin Can İnsanları


Abhazya ile tanışmam bundan yaklaşık 7 sene önce sivil toplum kuruluşlarımızdan Apsuvara grubunun bir proje ekibinde, Abhazya’da düzenlenen bir toplantıya katılmam ile oldu. O dönemde yaklaşık iki hafta kaldığım Abhazya’da deyim yerindeyse büyülendim. Ritsa gölünün nefes kesen manzarasını, Gagra sahilinde gün batımı eşliğinde içilen kahvenin tadını, Abhazya’nın doğal güzelliklerini canlar ülkesini ziyaret edenler de ziyaret edenlerden dinleyenler de bilir. Bende tüm bunlardan çok etkilendim ama asıl beni etkileyen şey; bir ülkenin kendine has bir kokusu, mistik bir ruhu olur mu? Abhazya’nın var. Kelimelerle anlatmak mümkün olmayan bambaşka bir ruhu var. Abhazya semalarında ülkesinin bağımsızlığı için canını adayan ruhların özgürce dolaştığını düşünürüm ben adını koyamadığım bu duyguyu tam yüreğimde hissettiğimde. Haklı olanın, kendine ait olanı korumak için verdiği mücadelenin ağırlığı, acısı sanki gökyüzündeki o bulutlarda asılı. Belki de o yüzden hava günlük güneşlik iken başlayan yağmur Canlar ülkesinde kolay kolay dinmez. O bulutlardan yeryüzüne düşen yitirilen gencecik hayatlara ailelerinin yıllardır döktüğü gözyaşlarıdır belkide…

Ben çok uzun zamandır orada tanıştığım Türkiye’den savaşa katılan Türkiyeli gönüllüler hakkında yazmak istiyordum. Bugünkü yazımda kısa da olsa şuan hastane de koronovirüs sebebiyle ciddi mücadele veren Hapat Esef’i anlatacağım size;

Savaştan birkaç yıl önce, artık hayatımı anavatanda devam ettireceğim diyerek yola çıktı Esef. O geldikten kısa bir süre sonra ülkenin kendi kaderini tayin etme sınavı başladı. Şamil Basayev bölüğüne ismini yazdıranlardan oldu hemen . Yeni bir hayat kurmak için geldiği Abhazya’da, her an yaşamla ölüm arasında gidip geldi savaş boyunca. Umutsuzluğa düştüğü anlarda,  arkadaşı Caquva Muzaffer’in (hayatımda ağzına bu kadar yakışan bir başkasını tanımadığım) okkalı küfürleri ile kendine geldi. Öyle doğal söverdi ki bulundukları şartlara, savaşa  Muzaffer. Kendinizde kalkıp tekrar mücadele edeceğiniz gücü bulurdunuz. Esef vazgeçmedi vatanı için yaşamaktan. Zafer gününe şahit olduklarında çok şey  kaybetmişlerdi bu onurlu yolda, çok evde bir ömür sönmeyecek acıya tanık olmuş, haklı oldukları davalarında büyük bedeller ödemişlerdi. Sonunda zaferi yaşıyor olmak elbette çok güzeldi. Onca zamanın tek telafisi Canlar ülkesinde yeni hayatları yaşatmak, yeni nesillerin düzgün yaşamasını sağlamaktı. Canlar ülkesinin can kızına Adleyba Londa’ya gönlünü kaptırdı Esef. Apsnı’da artık bir aile olmuştu aralarına bir zaman sonra katılan güzel kızları Asiyat’la… Asiyat nasıl anlatılır bilmem ki. Her kız çocuğu babasına biraz düşkündür ama Asiyat babasına çok daha fazla düşkün, çok daha aşık. Arkadaş ortamında telefonu çaldığında hepimiz emin olurduk ki arayan babasının ne zaman eve geleceğini merak eden Asiyat’tır. Şöyle açardı telefonu kızına babası;

– Ayey Sıpstazaara ( evet hayatım)

Bitince telefon konuşması, dayanamazdı kızının onu özleyen sesine evine dönerdi Esef.

 

Çok güzel günlerimiz oldu vatanda. Bir abi oldu bana, hayata pozitif bakan yüzüyle çok iyi bir dost, “artık sende bizim kadar anılarımıza hakim, bu dost sohbeti dönen masanın bir ferdisin” derdi. İş sebebiyle sayılı günler kalabildiğim Abhazya’da bir kaç yıla sığan  ama içeriği bir ömre bedel nice sohbetlerine tanık oldum. “Iyiki tanıdım, iyiki yollarımız kesişti” dediğim güzel insanlardan biridir Esef abi. Vatanda yakalandığı koronovirüs tedavisine şuan için Istanbul’da devam edilmekte . Ailesi, onu çok seven kızı ve eşi, savaşan arkadaşları, biz kardeşleri, dostları ondan gelecek iyi bir haberi beklemekteyiz. “92 ruhuyla büyük mücadele veren bünyesine bu virüs hiç birşey yapmaz onun” diyerek kendi kalbimizi teselli etmekteyiz. Zamanında toplumunun geleceğine kendi canını adamış bu değerli insana sizlerin iyi dilekleri, iyi enerjisi en çok lazım olan şey şimdi. Lütfen sizde bu günlerde ondan dualarınızı ve iyi dileklerinizi eksik etmeyin. Yanında olan, tedavisi hakkında anlık bizi bilgilendiren herkesin o içten kalplerine binlerce teşekkür… Bu zor günlerini atlattığında bu köşeden Abhazya’dan bizlere yolladığı selamı sizlere iletmek en önemli dileğim şimdi. Hapatların Esef’i; sevdiklerin ve seni sevenler icin yeni güne güzel haberler ile başlat lütfen bizi.


0 Yorum

Yazı Formatı Seçiniz
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF