HAMKETİ GÖRÜŞMESİ (18 EYLÜL 1861)


13 Haziran 1861'de Çerkes Özgürlük Meclisinin toplanması ve bir anlamda devletleşme adımlarının atılmasının ardından 1861 yılı sonbaharında Çar II. Aleksander, durumu yerinde incelemek adına Kuban birliğini ziyaret etti. 11 Eylül 1861'de Prens Dolgoruki, Kont Adlerberg, Kont Lambert, Glazenap ve doktor Yenohin eşliğinde Taman'a çıkarma yaptı. Limanda Rus Kafkas Ordusu komutanı Prens Orbeliani ve emrindeki subaylar dışında, barış yanlısı ve asla boyun eğmeyen silahlı 500 kadar Çerkes de hazır bulunuyordu. Çerkesler, Çar'a; doğup büyüdükleri topraklarından sürülmemelerini, buna karşılık olarak da bundan böyle ordusuyla birlikte hareket hareket edeceklerini bildirmesi ve Çar'ın da bunu olumlu karşılaması üzerine Çerkesler arasında sevinç çığlıkları yükseldi. Çerkeslerin Çar üzerinde bıraktığı itibar o kadar iyiydi ki, Prens Orbeliani 'den onlar hakkında bilgi almak için sorular sordu ve sonra o geceyi Temruk'ta geçirdi. 12 Eylül'de Yekaterinodar!a (Krasnodar) vardı.Burada halkı dinledi. 13 ve 14 Eylül'de Sapşugski ve Nijne Abadzehski müfrezelerini denetledi. Ardından Mıyakuape (Maykop)'aki Grigoriyevski ve Ustlabinski kalelerine uğradı. 15 Eylül'de Şhaguaşe (Belaya) nehrinin ötesine yaptığı keşif gezisinden dönerken Nijne-Farski topraklarından geçerek gece yoğun sağanak altında Verhne-Abadzehski müfrezesinin kamp kurduğu ve Çerkesya hattının ön savunma bölgesi olan Hamketi kalesine ulaştı. Ertesi gün karargahtan çıkarak kampı güney batı tarafından başlayarak dolaştı, Ervian ev Gürcü birliklerinden oluşan yedek kuvvetleri, 20 piyade taburunu, topçu Kazak bölüğünü ve Nijegorodski süvarilerini gezdi ve ardından karargaha döndü. Öğle vakti, Çar karargahında Loris Melikov, Prens Orbeliani ve diğer komutanlarla görüşürken, Fars (Ferz) nehrinin sağ yakasında Hamketi kalesinin 2-3 km uzağındaki Kutsal koruluklardan biri olan Mamruktçey vadisinde Abzeh, Şapsığ, Wubıh ve Kabardeylerden oluşan kalabalık Çerkes grupları toplandılar.

Aynı zamanda Rus ordusunda Albay olan ünlü Gürcü kökenli tarihçi ve Kafkas araştırmacısı Simon Esadze Kafkasya'nın Rus İmparatorluğu tarafından fethinin 50.yılı anısına 1914'te yazdığı kitabında görüşmeyi şöyle anlatmaktadır;
– Kalabalık Çerkes grubundan 50 kişilik temsilci grup öne çıktı ve kampa doğru ilerlemeye başladı. Çar onları kabul etti. Wubıhların temsilcisi Hajı Grandıqo Berzeg tüm Çerkesler adına onları halkı olarak kabul etmesi için Çar'a ricada bulundu. Buna karşılık Çar, tüm Dağlı halkları tebası olarak görmekten memnun olacağını, fakat bunun için önce baskınlardan vazgeçmek, Rus idaresinin bütün taleplerine boyun eğmek ve yerine getirmek zorunda olduklarını, buna hazır olduklarını göstermek için de tüm esir ve kaçakları serbest bırakmaları gerektiğini söyledi. Çar'ın sözlerine cevap sessizlik oldu. Çar, neden sustuklarını sorduklarında Hajı Grandıqo Berzeg yazılı bir dilekçe verdi. Dilekçe'de Rusya'nın hakimiyetini tanıdıklarını belirtirken, topraklarına dokunulmamasını, Rus kaleleri ve yerleşimleri yapılmasının sona erdirilmesini istiyorlardı. Kuşkusuz böyle bir şartlı boyun eğme bölgenin kontrol altına sürecini uzatacağını düşünen Çar'ın cevabı şu şekilde oldu:

"Size bir ay süre veriyorum. Abzehler, Kuban'a yerleşerek ömür boyu toprak sahibi olmayı, milli kültürlerini, düzenlerini, mahkemelerini ve bölgelerini korumayı mı yoksa Türkiye'ye göç etmeyi mi istediklerine karar versinler."

Rus Çar'ının yaptığı bu sert konuşma Çerkes temsilcileri şok etti. Çar'ın bu tekliflerini alçaltıcı bularak reddettiler. Topraklarını savunmak için savaşmaya devam etmeye karar verdiler. Ünlü Adıge kültür adamı Siyuh Seferbıy da, Adıge büyüklerinden ve özellikle dayısı Mahomçeri Bğuaşe Azamat'in anılarına dayalı olarak yazdığı ve akrabalarında muhafaza edildiği ileri sürülen belgede görüşmeyi şöyle aktarmıştır:

"Toplanan kalabalığın ucu bucağı görünmüyordu, Yaya olarak gelenler daire şeklinde ayakta duruyor, onları atlılar çevreliyordu. Ortada boş bir alan bırakılmıştı. Bunlar en tanınmış, saygın kişilerdi. Sakin, açık bir gündü. Öğle omuştu. Uzaktan kalabalığa doğru gelen atlılar göründü. En önde üç atlı ilerliyordu. İngiliz safkan atının üzerinde Çar, onun sağında General Loris‐Melikov ve solunda da çarın özel çevirmeni Abaza Prens Lo Mamat Giray, arkalarından da şeref kıtası olan Dragon Süvari Bölüğü geliyordu.Rusçayı ve Çerkesçeyi çok iyi konuşuyordu. Dış görünüşüyle hemen göze çarpıyordu. Ortadan uzunca boylu, güçlü ifadeli ve enerjik yüzlü, kısa siyah sakallı, 40‐45 yaşlarında biriydi. Zarif bir tarzda ama sade giyinmişti. Üzerinde gri renkli çerkeska, kılıf içinde silahı, kaması, koyu kırmızı fişeklikleri, başında çok yüksek olmayan astragan Kafkas kalpağı, ayağında sahtiyan dağlı dolamaları ve ayaklarını sıkı sıkı saran zıhsız çizmeler vardı. Bu adam, çarın bütün maiyeti içinde zarif fiziği, ince yüzü ve vakur hareketleriyle en çok göze çarpan kişiydi. Herkes düzene ve sessizliğe davet edildi. Kalabalık sustu ve beklemeye başladı. Çar yaklaşınca atını hızlandırdı. Onunla birlikte bütün maiyeti de hızlandı. Kalabalık açıldı, çar refakatçileriyle birlikte dairenin içine girdi ve daire kapandı.Çar "Merhaba"diyerek söze başladı.

– Ben size düşman olarak değil, iyi niyetli bir dost olarak geldim. Halkınızın baki kalmasını, ata topraklarını terk etmemesini, bizimle barış ve dostluk içinde yaşamayı kabul etmesini istiyorum. Rusya önünde büyük tarihi görevleri olan, büyük bir devlettir. Sınırlarımızı güçlendirmemiz, diğer ülkelere açılmak için denizleri elde etmemiz kaçınılmazdır. Diğer milletlerle ticaretimiz deniz yoluyla olmak zorundadır. Bu sebeple Karadeniz olmadan yapamayız. Topraklarınızdan Karadeniz'e; Anapa'ya, Novorossiysk’e ve Tuapse’ye doğru üç yol geçmesine izin vermenizi teklif ediyorum. Bu yolların üzerinde bulunan ve yer değiştirmek zorunda kalacak köylere tazminat ödenecektir. Rus Çarı'nın taabiyetini kabul ettiğiniz takdirde, kendi geleneklerinize göre yaşayacak ve yönetileceksiniz. Dininize, iç işlerinize karışılmayacak, yönetim ve mahkeme seçtiğiniz kişilerden oluşacaktır. Yıllardır yiğitçe savaşıyorsunuz ancak en iyi savaşçılarınızı kaybettiniz ve bu gidişle de kaybetmeye devam edecek ve bağımsızlığınızı koruyamayacaksınız. Benim ordum çok güçlü ve son artık oldukça yakın. Daha fazla insanın ölmesinin gereği yok. Baskınları durdurur, tüm esir ve kaçakları serbest bırakır ve bu yıkıcı savaşa son verirseniz halkınız ebedi kalacak ve daha iyi yaşayacaktır. Rus İmparatorluğu sizi düşmanlarınızdan koruyacak ve çıkarlarınızı savunacaktır. Yaralar sarılsın, düşmanlıklar son bulsun. Yarım asır sonra da devlet hayatıyla yaşıyor ve adil yasalarla yönetiliyor olacaksınız. Sizden sonra gelecek çocuklarınız okuma-yazma ve yeni zıraat teknikleri öğrenecekler, böylece onların yaşamı sizinkinden daha kolay olacak. Bugünden itibaren ordularımın Kafkasya'yı fethi kaçınılmaz, bunu anlamanızı ve kabul etmenizi istiyorum. Eğer şartlarımı kabul etmezseniz Generallerime ne pahasına, ne kadar cana mal olursa olsun en kısa sürede savaşı bitirmeleri emrini vereceğim. Bu size telafisi mümkün olmayan büyük felaketler getirecektir. Tarihi kaderinize razı olun. Herkesin huzurunda ilan ederim ki sözüm kutsaldır ve bunları Çarlık fermanı ile de tasdik edeceğim. Bu şartlarda size bir mühlet veriyorum ömür boyu toprak sahibi olmayı, kültürünüzü ve bölgelerinizi korumayı mı yoksa Osmanlı topraklarına sürülmeyi mi tercih edersiniz."

Prens Lo Mamat Giray, Çar'ın acı ve tehdit dolu sözlerini kalabalığa Çerkesce tercüme etti. Bunun üzerine kısa bir sessizlikten sonra heyetin önde gelenlerinden Hacemuko Hace öne çıkarak konuşmaya başladı :

– Vatanıma duyduğum sevgi o kadar büyük ki, ne pahasına olursa olsun çocuklarımız adına korumaya kararlıydım. Ancak şimdi anlıyorum ki silahla topraklarımızı korumaya gücümüz yetmiyor. Din olarak Osmanlı bize daha yakın, ama o da bize askeri bir yardımda bulunmuyor. Ruslar çok biz ise az, bu gidişle daha fazla direnemeyiz. Rus Çarının teklifini kabul etmek ve kadere razı olmak uygun düşer. Bunun için de yüce Tha bizi suçlamaz."

Bu sözler üzerine kalabalık arasında mırıldanmalar ve uğultular artar. Daha sonra kısa ak sakallı, sert ifadeli, uzun boylu, zayıf ünlü bir hatip olan Tlışe Şutsejuko Tseyko öne çıkar ve şöyle konuşur:

– Rus Çarı bize görevi gereği söylemesi gerekeni söyledi onu kınamıyorum. Fakat benim söyleyeceklerim onun hoşuna gitmeyecek. Her halk bir kez doğar, büyür ve ölür. İnsan ömrü en fazla yüz yıldır, halkın ise binlerce yıl. Güneş altında ebedi birşey yoktur.Rus Çarı vatanımızı beğendi ve yıllardır onu ele geçirmek için savaşıyor. Bizim için de vatan kutsaldır, canımızı pahasına onu koruyor ve savunuyoruz. Bu kutsal davada atalarımıza karşı sorumluyuz. Hiç çekinmeden kanımızı akıtıyor ve canımızı veriyoruz. Ölüm, köle olmaktan iyidir. Rus Çarı geleneklerimize ve dinimize karışılmayacağını söyler, ancak bu mümkün müdür? bir fıçı suya atılan bir avuç tuzun erimesi gibi, küçük halk da büyük halkın içinde erir. Özgürlüğümüz bittiği vakit biz de biteriz. Cesaretle ve fedakarca savaşmalıyız. Tanrı güçten değil, haktan yanadır. Vatanımız, halkımız , inancımız , onurumuz için ölsek de utancımız olmayacak. Belki Kafkasya Rus olacak ancak Çerkesler damarlarında kan aktığı sürece Rus Çar'ının kölesi olmayacaklar. Çar karşımızda iyilik meleği olarak görünüyor, ne iştir ki bu iyilik meleği yıllardır kanımızı döküyor. Kafkasya bizim sevgili beşiğimiz ya da mezarımız olacak, sağken onu teslim etmeyeceğiz. Ölüm köle olmaktan iyidir. Atalarımızın şanına leke sürmeyeceğiz.En başta gelen düsturumuzu unutmayacağız: “Ya kahraman ol ya öl!”(Ye vutl'en ye vutl'ın).Rus Çarı bizim dostumuz değil, gerçek ve ebedi düşmanımızdır. O boşuna bizi boyun eğmeye çağırıyor. Ruhu güçlü olanlar ölürler ama boyun eğmezler. Hacemuko Hace gibi ruhu zayıf olanlar boyun eğebilirler ama bu Çerkes halkının kahramanlarını küçük düşürmez. İşgalci düşmanlarımıza ölüm! Yaşasın gazavat!”

Yaşlı adam sustu. Yakın sıralardan birkaç kişi “doğru” diye bağırdı. Bu sözler yüzlerce ve binlerce kişiyi coşturmuştu. Kısa süre sonra meydanda tehditkar, korkutucu sesler yükselmeye başladı. Çar endişeyle etrafına bakınıyordu. Maiyeti de halkın öfkesinden ürkerek tedirgin olmuştu.Fakat Şutsejuko Tseyko eliyle bir işaret yaptı ve yavaş yavaş herkes sustu.O zaman Tseyko
“Çar şu an misafirimizdir, misafir de kutsaldır. Kimse misafirperverlik kuralını bozacağını düşünmesin. Halk dağılsın ve temsilcilerin talimatını beklesin”, dedi.

Halk dağılmaya başladı. Çar temsilcilerle vedalaştı ve karargahına döndü. Böylece Hamketi görüşmesi olumsuz geçti ve savaşa devam kararı alındı.

Simon Esadze ile Siyuh Seferbıy'ın anlatıları arasında çok büyük farklılıklar görünmemektedir. Esadze'den farklı olarak Seferbıy, görüşmeyi veÇar'ın Abaza Prens Lo Mamat Giray'ın çevirisini yaptığı konuşmasını büyüklerinin anlattıklarından yola çıkarak ayrıntılı şekilde sunmaktadır. Hacemıko Hace ve Tlışe Şutsejıko Tseyko'nun konuşmalarını da aktarmaktadır. Bir diğer fark Esadze Çerkes temsilcilerin Rus kampına geldiklerini ileri sürerken, Seferbıy, Çar'ın yanında refakatçileriyle birlikte Kutsal Koruluk'a, Çerkeslere geldiğini belirtmektedir. Siyuh Seferbıy, bu görüşmeleri yazılarında "Ulusal Felaket Öncesi" olarak adlandırır. Nitekim bir bakıma bu görüşme Çerkes halkının da kaderini tayin etmiştir. Görüşmelerin yapıldığı yere sonradan Çarlık tarafından bir şapel ve yanına da iki tarafında toplar bulunan Çar II. Aleksandr'ın büstü yapılmış, Bolşevik Devrimi sırasında büst tahrip edilmiştir. Fakat Şapel'in duvarları ise bugün de ayakta durmakta ve Rus Devleti tarafından tarihi bir anıt olarak korunmaktadır. Neticede Kafkasya, Rus İmparatorluğu'nun, sıcak denizlere inme hayali karşısında adeta bir duvar vazifesi görmüştür. Sonraki yıllardaki gelişmelere baktığımızda bu duvarı aşan Rusya'nın, Osmanlı topraklarına yönelmesi ve hatta batıda İstanbul önlerine kadar gelmesi 100 yılı aşkın bir süre boyunca gecikmiştir. Buna dayalı olarak bu tarihi görüşmenin olumlu bir şekilde sonuçlanması ve Çerkeslerin, Çar'ın teklifini kabul etmeleri durumunda bugün dünya siyasi haritasının farklı bir görünüm arz edeceği açıkçası ortaya çıkmaktadır.


0 Yorum

Yazı Formatı Seçiniz
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF