MİHAYLOVSKİ KALESİNİN FETHİ


1839 yılının son aylarında Çerkesya’da yaşanan olumsuz hava koşulları sebebiyle Rus kalelerinde yaşanan erzak ve muhimmat sıkıntısını fırsat bilen Çerkeslerin Wubıh lider Haj Grandıqo Berzeg önderliğinde başlattığı taarruz neticesinde, 1200 kişilik bir kuvvet ile Şubat 1840’ta Lazerevski Kalesinin ele geçirilmesinin ardından, bu durum Ruslarda bir tedirginlik ve korku yaratırken, Çerkesleri daha da cesaretlendirdi ve Velyaminovski kalesini de ele geçirdiler. Gün geçtikçe Çerkes kuvvetinin sayısı artmaya başladı ve 17 Mart günü Rus gözcüleri, Çerkeslerinin sayısının 11.000 civarında olduğunu ve bir diğer büyük Rus kalesi, Mihaylovski’ye doğru ilerlediğini bildiriyordu.

Mihaylovski kalesi garnizonunda, Teğmen Kraumzgold ile Asteğmen Gayevski’nin komutası altında, Tengin Alayından bir bölük, Teğmen Timçenko ile yardımcı Asteğmenleri Smirnov ile Zemborski komutasındaki Navagin Alayından 6 bölük, aynı zamanda Garnizon komutanı olan Kurmay Yüzbaşı Liko ile Asteğmen Bessonov komutasındaki Karadeniz Hattı 5.müfrezeden iki bölük,11 Garnizon topçusu, Asteğmen Proporşçiki Yermolayev’den oluşan 8 subay,Doktor Samoviç, Peder Agustin ve diğer rütbelerden 480 kişi bulunuyordu.

Lazarevski kalesinin düştüğü haberini alan ve Garnizonun büyük Çerkes ordusuna karşı hattı tutamayacağını bilen Kurmay Yüzbaşı Liko, istihkamı iki kısma ayırdı ve saldırılması en muhtemel yere geçti. Daha sonrasında subaylarıyla hazırlıklara başladı.

Nihayet kader gecesi geldi çattı. 1840 Mart ayının 21’ini 22’sine bağlayan gece, tam Çerkes yeni yılının kutlanmaya başladığı gün, Çerkes ordusu, Rus kalesine yaklaşmaya başladı. Rusların kaleden saldıkları bekçi köpekleri, Çerkeslerin geldiğini duyurmak adına gece boyunca havlayıp durdular. Ruslar o gece, siperlerde eller tetikte hazır, tedirginlik ve endişe içerisinde beklemeye başladılar. Şafakla birlikte Çerkes ordusu uzaktan belirdi ve nihayetinde kalenin yakınlarına konuşlandı. Taarruzla birlikte Çerkesler, kaleden yapılan top atışına ve yaylım ateşine karşın kale siperlerine dalarak göğüs göğüse çarpışmaya başladılar. Rus topçusuna, topları hazırlama ve ateş etme fırsatı dahi vermediler. Bu sırada Garnizon Topçu komutanı Asteğmen Proporşçiki Yermolayev’in öldürülmesiyle birlikte de Rus topçusu devre dışı kaldı. Kale Garnizon komutanı Yüzbaşı Liko’nun da ağır yaralanması ve neredeyse tüm subayları da kılıçtan geçirilen Ruslar, kale duvarlarını terk ederek, kalan 40 kişilik kuvvetle adım adım güneydeki deniz tahkimatına doğru geri çekildiler.

Çarpışmanın son anlarını, Mihaylovski kalesi savunmasında da bulunmuş Rus harp okulu öğrencisi İyosis Miroslavski şöyle rapor etmiştir.

– “Ateş ederek ve süngülerle kendimizi savunuyorduk. Muharebe yerleri ölü askerlerle dolmuştu. Toplarla ateş edebilmek için çabucak onları temizledik. Topçu Proporşçiki Yermolev, cephane ve adam yetersizliği yüzünden topları faaliyete geçiremeyince tüfeklerle ateşe başladı. Tam o anda gözlerimin önünde bir Dağlı,ateş ederek onu yere serdi.

Kırk kişi kadar kalan bütün garnizonu toplayarak arkamızdan deniz tahkimatına gelmelerini söyledim. Yolda Navagin Alayından Poriçik Timçenko’nun sesini duydum. Kan gölü içinde tabyada yatıyordu, ağır yaralıydı. beni yanına çağırıp;

– Miroslavski, bu yeri işgal etmek için düzen alın. Tüm subaylar öldürüldüğü için benim yerime geçin” dedi.

“- Emrinizi yerine getirmeye hazırım. Fakat yeterli sayıda adam kalmadı.” diye cevap verince, elini salladı ve;

“- Bildiğiniz gibi yapın” dedi.

Sağ kalanları toplayarak onları orada bir mermi sandığı bulma umuduyla deniz bataryasına götürdüm. Subay binasının yanından geçiyorduk. Burada Yüzbaşı Liko’nun sesini duydum, başından yaralıydı. Emir eri ve sıhhiyeci onu kollarından tutuyorlardı.

“- Miroslavski, benim gücüm hiç kalmadı, yerime sen geç, mümkün olduğu kadar burayı sonuna dek savunun.” dedi.

Deniz bataryasında her şey olduğu gibi duruyordu, Fakat askerler cephaneyi sandıklardan çıkarmaya fırsat bulamadan, saniyeler içinde 25 asker, çerkes kurşunlarıyla öldürüldü. Kale alevler
içindeydi. Her yerde dağlıların kırmızı bayrakları dalgalanıyordu. O zaman, 77.Tengin Alayından, Kiev eyaleti, Lpetski kazasının Kamenka köyünden er Arhip Osipov bağırdı;

– Vakti geldi kardeşlerim! hayatta kalan olursa, bu yaptığımı hatırlasın!”

Osipov elinde yanan meşaleyle barut deposuna doğru koştu ve hemen ardından büyük bir patlama duyuldu. Her yer sarsıldı ve alevlerle, insan ölüleriyle, taşlarla birlikte kalın bir duman sütunu havaya yükseldi.Garnizon hemen hemen tamamen yok oldu.Güneş doğdu, ölüm ve yıkımın kanlı tablosunu aydınlattı. Ağır yaralı Yüzbaşı Liko ve diğerleri sonradan aldıkları yaralardan öldüler.”

İşte böylece Mihaylovski kalesi de Çerkesler tarafından ele geçirildi. Sağ kalan Rus askerleri esir edildi ve Mihaylovski zaferinden sonra Çerkes taarruzu diğer Rus kalelerine doğru devam etti.Sıra, diğer büyük Rus kaleleri Golovinski ve Abinsk’e geliyordu.

Fotoğraf: Rus Ressam Alexander Kozlov’un Mihaylovski savaşını gösteren yağlı boya tablosu.


0 Yorum

Yazı Formatı Seçiniz
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF